Ana içeriğe atla

ateşböceği mezarlığı

"21 eylül 1945,
öldüğüm geceydi." 
diye başlıyor film... ölüm var bu filmde. aslında başında veriyor sonunu ama meraklıyız ya izliyoruz işte.

film dediysem öyle dev oyuncu kadrosuyla çekilmiş, yüksek bütçeli, popüler filmlerden değil. bir anime bu. 2. dünya savaşında yaşanan acı olaylar. japonyadan bir ailenin dramı...

biliyorum biliyorum anime deyince birçoğunuz önyargılarınızla "amaaaannn" diyeceksiniz. belki de önyargı şuan benim yaptığımdır kim bilir... ama izleyin derim ben... 1988 yapımı, kız kardeşini "yetersiz beslenme" sebebiyle kaybeden yazar  Nosuka'nın romanından uyarlanan bu animeyi mutlaka izleyin.

fedakar bir abi göreceksiniz: Seita , bir de onun dünyalar tatlısı kız kardeşi: Setsuko. film boyunca Setsuko gülümsetecek sizi. masumiyetine hayran kalacaksınız, zaman zaman kendi çocukluğunuzu hatırlayacaksınız. ancak son vuruş yine ondan gelecek, ağlatacak sizi. çünkü bir sabah Setsuko uyanmayacak... 

çünkü neden? 

çünkü aç. 

çünkü savaş. 

çünkü insan... 

dünya diyorum, ne kadar kötü !!!

not: bugün, saate baktım da aslında dün yani 8 haziran benim doğum günümdü (gerçek olan). güzel doğum günümü böyle sabote etmek yoktu aklımda ama olan oldu. zaten her doğum günüm hüzünlü geçer benim. bu da böyle olsun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gelişim Dönemleri Işığında Ebeveyn-Ergen Çatışması

“Bugünün gençleri lüksten hoşlanıyor. Kötü davranışlar benimsiyor, olumsuz tutumlar kazanıyor. Beden eğitimi ve sporla ilgileneceklerine boş sözlerle zaman geçiriyorlar. Öğretmenleri önünde bacak bacak üstüne atıp bildiklerini okuyorlar. Misafirin önünde gelişigüzel konuşuyorlar. Yaşlılara saygı göstermiyorlar. Onlar odaya gelince yerlerinden kalkmıyorlar. Sofrada güzel yemekleri kapışıyorlar, çok yiyip içiyorlar.”
Sadece bu çağa özgüymüş gibi görünen bu söylemler aslında MÖ 450 yıllarında yaşamış olan Sokrates’e ait. Devirler değişse de cümleler değişmiyor. Eski kuşak, yeni kuşağı benzer sebeplerle eleştiriyor. Bu evrensel ve ortak çatışmanın arka planında iki tarafın yaşadığı adaptasyon sorunun olduğunu düşünüyorum; çocukluktan ergenliğe geçen evlatla, gençlikten yetişkinliğe geçen ebeveynin hem kendi hem de birbirlerinin değişim süreciyle ilgili yaşadığı uyumsuzluk sorunu. Yani yıllardır süren “ergenlik döneminde gencin yaşadığı olağanüstü değişim”i çatışmanın tek sebebi olarak gö…

ÇOCUK MERKEZLİ OYUN TERAPİSİ VE FİLİAL TERAPİ

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi

Çocuk merkezli oyun terapisi çocuğun görüldüğü ve her yönüyle kabul edildiği güvenli bir ortamda, içindeki iyileştirici güçle gelişme sağlayacağına inanan bir oyun terapisi türüdür. 
Çocuk merkezli oyun terapisinde çocuğun istediği oyuncağı seçmesine, istediği oyunu kurmasına fırsat verilir. Hiçbir yönlendirme yapılmaz. Terapistin görevi çeşitli tekniklerle çocuğun içinde yaşadığı duyguları açmasına, en derinlerinde varolan sıkıntılarını ve çatışmalarını oyunla çözebilmesine yardımcı olmaktır. Çocuk oyunla katarsis sağlar, yani rahatlar. Çünkü oyun çocuğun özel alanıdır. Orda oluyormuş gibi yaptığı her şey çocuk için gerçektir. Oyun terapistleri çocuğun gerçeklik alanına girmeye çalışır. Çocuğa ve çocuğun duygularına odaklanır. 
Çocuk merkezli oyun terapistleri çocuğun oynadığı oyunun içeriğine birkaç durum dışında müdahale etmez. Çocuğun oyundaki sorununu çocuk adına çözmez. Çocuğun sorununu çözeceğine inanır. Çocuğun problem çözme becerisi ve özgüvenini bu …

Ilişki Örüntüleri

Merhabalar. Gecenlerde rastladigim ve cok begendim bir kisa filmi paylasmak istedim bugun. Bu kisa filmde sağlıklı/sağlıksız bircok iliski turunu bulabilirsiniz. Sevgi diye tanimlanan ancak  ozunde bir otekini görmeden sadece bireysel ihtiyaclar yuzunden  yapilan davranislar var. Gecmisten getirdikleri yuzunden bir turlu gercek bir iliski kurulamayan partnerler ve yalitilmis hayatlar var. Ucarak baslayip, cakilarak sonlanan gercekten kopuk iliskiler var. Narsisist, borderline, sizoid ve nevrotik dedigimiz kisilik yapilari ve hapsolduklari donguleri var. Birbirini anlamaya calisan ve farkli fikirlerden beslenen esit ve saglikli iliski de var.
Anneler, babalar, cocuklar, çiftler... Herkesin kendinden bir seyler bulabilecegine inaniyorum. Iyi seyirler 🎈