Ana içeriğe atla

OYUN TERAPILERI

ÇOCUK PSİKOTERAPİLERİ

Çocuk psikoterapileri çocukların ruhsal sıkıntılarını, davranış problemlerini çözmeye yönelik yapılan uygulamaların bütünüdür. Bu uygulamalar bazen grup etkinlikleri şeklinde olabilirken çoğunlukla bireysel görüşmelerle ilerler. Çocuklarla yapılan bireysel görüşmeler yetişkinlerle yapılan görüşmelerden kullanılan araç bakımından farklıdır. Bu farklılığın temel sebebi çocukların soyut işlem dönemine henüz geçememiş olmasıdır. Bu nedenle kendilerini anlatmak için somut nesnelere ihtiyaçlar duyarlar. Yetişkinler duygu ve düşüncelerini konuşmalar üzerinden yürütürken çocuklar kendilerini somut olarak oyunla anlatırlar. Bu sebeple bireysel görüşmelerde kullanılan teknik çoğunlukla oyun terapileridir
Oyun terapileri kendi içinde genel olarak iki başlıkta toplanabilir. Birincisi yönlendirici olmayan oyun terapileri ikincisi ise yönlendirici oyun terapileridir.

OYUN TERAPİSİ TÜRLERİ

1. Yönlendirici olmayan oyun terapileri

Bu terapiler çocukların kendi oyununu kendisinin kurmasına olanak sağlar. semptom odaklı ilerlemezler. Aksine semptomdan bağımsız olarak çocuğun getirdiği malzemeye yönelik yapılan müdahaleleri kapsar. Çocuk seçtiği oyuncakla, kurduğu oyunla metaforik olarak kendini ve sıkıntı yaşadığı konuyu anlatırlar. Oyun terapisti de aynı metaforla karşılık vererek terapötik müdahalalerini yapar. Tüm yönleriyle, tüm duygularıyla kabul edilen çocuk yine oyunlar üzerinden kendi kendini iyileştiren bir süreçten geçer. Çocuk her yönüyle kabul edilir. Hazır olmadığı bir konuya odaklanılmaz. Sınır ve kurallar önemlidir ancak gerekmedikçe kullanılmaz.
Yönlendirici olmayan oyun terapileri kendi içinde çeşitlilik gösterir. Çocuk merkezli oyun terapisi, deneyimsel oyun terapisi bu grupta sayılabilir.

2. Yönlendirici oyun terapileri

Bu terapilerde çocuk öncelikle bir değerlendirme sürecinden geçer ve sorun olarak belirlenen konuyla ilgili terapist tarafından seçilen oyunlar uygulanır yahut çocuğun kurduğu oyuna müdahale eden yönlendirmeleri içerir. 
Bilişsel davranışçı oyun terapileri, theraplay yönlendirici oyun terapileri içinde sayılabilir.
Bazı oyun terapileriyse daha bütüncül bir yaklaşımla bazen yönlendirici bazense yönlendirmesiz olarak ilerler. Jungcu oyun terapileri ise bu grupta sayılabilir. Bu oyun terapisi bazen çocuğu sadece aynalayarak ilerlerken, bazen hikayelerle ya da verilen konularla çocuğu yönlendirebilir.

OYUN TERAPİSİ HANGİ YAŞ GRUPLARINA UYGULANIR?

Oyun terapileri uygulanırken kullanılan tekniğe göre çalışma koşulları değişse de genel olarak uygulanan yaş grubu 2-12 yaştır. Daha küçük çocuklarda çoğunlukla aile ile çalışılır. Özellikle filial terapiler ailenin oyun terapileri konusunda yetkinlik kazanmasını sağlayarak aile ile çocuğun arasındaki ilişkiyi düzenler.

OYUN TERAPİSİ SEANS SÜRELERİ VE SÜRECE GENEL BİR BAKIŞ

Oyun terapisinde bir seans 50 dakika sürmektedir. Bu süreyi kullanım kullanılan tekniğe göre değişkenlik gösterebilir. Bazen süre aileyle çocuk arasında bölüştürülebileceği gibi bazen tamamı çocuğa ayrılıp belli seanslardan sonra aileyle ayrıyeten seanslar düzenlenebilir. Bazense seanslar hem çocuğun hem ailenin katılımıyla gerçekleştirilebilir.
Oyun terapisinin kaç seans süreceği ailelerin aklına takılan bir diğer konudur ancak bu sorunun net bir cevabı yoktur. Çocuğun problemine, kişilik yapısına, mizaç özelliklerine göre değişkenlik gösterebilir ama süreci genel olarak keşif, test etme, bağlanma, büyüme ve ayrılma şeklinde bölümlere ayırabiliriz. Keşif sürecinde çocuk hem oyun odasını, hem oyun terapistini hem de orda ne yapıldığını anlamaya çalışır. Keşif aşaması ortalama 3 seans sürer. Sonrasında gelen test aşaması ise çocuğun oyun terapistinin güvenirliliğini ölçtüğü aşamadır. Çocuk terapiste onu sıkıntıya sokan konuları paylaşacaktır. Bunlar sadece oyun üzerinden canlandırılsa da o oyun çocuk için çok şeydir. Ve her haliyle kabul edileceğine inanmadan paylaşım yapamaz. Çocuk güvenirliğinden emin olduğu oyun terapistine bağlanır. Problemin çözüldüğü aşama bağlanma aşamasıdır. Çocuk ruhunda sıkıntı yaratan olayları oyunlarına taşır. Defalarca üzerinden geçerek duygusal anlamda bir boşaltım sağlar. adeta bir deşarj alanıdır oyun odası. Bu süreçte oyunlar yavaş yavaş form değiştirerek bize iyileşmenin haberini verirler. İyileşme bir diğer anlamıyla terapötik büyüme anlamına gelir. İyileşme olduktan sonra sonlandırma aşamasına geçilir. Bu aşamada zaten çocuk bunun sinyallerini verir. Çocuk için ayrılmanın vakitlice yapılması, çocuğun bu sona hazırlanması çok önemlidir. Birden bire yapılan ayrılık çocuğun güvenli, kontrol edebildiği dünya algısına zarar verebilir. Sağlıklı bir şekilde ayrılmayı öğrenmesini engeller. Sonlandırma aşaması da 2-3 seans arasında değişir. 

OYUN TERAPİSİNİN ÇOCUĞUN OYNADIĞI OYUNLARDAN FARKI NEDİR?

Oyun terapileriyle ilgili en çok merak edilen konulardan biri de çocuğun kendi oynadığı oyunlardan farkının ne olduğudur. Sokak oyunları olarak isimlendirdiğimiz oyunlar çocuk için gerçekten çok önemlidir. İlişki kurmayı bu oyunlarla öğrenirler ancak terapötik oyun bundan farklıdır. İyileşme oyunla olmaz. İyileşme o oyuna şahit olan bir oyun terapisti, onun eleştiriden uzak, kabullenici, merakla anlamaya çalışan, şefkatli tavrı ve uzmanlık gerektiren müdahaleleri ile mümkündür.

OYUN ODASINDA NELER BULUNUR?

Oyuncaklar çocukların kelimeleri olduğu için duygularını anlatacak pek çok oyuncak bulunur. Çocuk regresif oyuncaklarla güven içinde hissettiği yaşa kadar gerileyebilir. Agresyon oyuncaklarıyla içinde yaşadığı öfkeyi sağlıklı bir şekilde dışarıya yansıtmayı öğrenir. Kaçış oyuncaklarıyla içinde bulunduğu durumdan kaçmayı sağlar ve duygularını regüle etmesine yardımcı olur. Yaratıcılık gerektiren sanatsal oyuncaklarla gelişim sağlar. Kısacası oyun odasında bulunan her bir oyuncak çocuğun bir duygusuna, bir sorunun metaforik anlamına karşılık gelir.

OYUN TERAPİLERİ HANGİ DURUMLARDA KULLANILIR?

- Kaygı bozuklukları, çocukluk korkuları (ayrılık anksiyetesi, gece korkuları, karanlık korkusu, hayvan korkuları…)
- Çocukluk depresyonu
- Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
- Uyku bozuklukları
- Beslenme bozuklukları
- Dışa atım bozuklukları (alt ıslatma, dışkı kaçırma, tuvalet tutma)
- Tırnak yeme, parmak emme gibi davranış bozuklukları
- Kardeş kıskançlığı
- Kayıp, yas
- Boşanmaya adaptasyon
- Tüm uyum ve davranış problemleri
- Bağlanma ve ayrılma problemleri
- Travmatik yaşantılar, travma sonrası stres bozuklukları (aile içi şiddete maruz kalmış ya da şahit olmuş çocuklar, cinsel istismar yaşamış çocuklar, ihmal edilmiş çocuklar)
- Seçici konuşmazlık (selektif mutizm)
- Sosyal problemler (içe kapanıklık, iletişim güçlükleri, özgüven problemleri)
- Duygu düzenlemeyle ilgili problemler, öfke kontrolü
- Otizm, özel öğrenme güçlüğü ( özel eğitimi ve tıbbi tedaviyi destekleme yönelik çalışılabilir) 

oyun terapisinin çalıştığı konulardır.

Psikotik bir durum (çocukta halisünasyonlar-paranoyalar varsa, çocukluk şizofrenisi, çocukluk çağı bipolar bozukluğu) ve ciddi tavır bozuklukları varsa tıbbi tedavi önceliklidir ancak çocuk oyun terapisiyle desteklenebilir.
Uzman Psikolog - Pedagog Ebru YURDALAN

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gelişim Dönemleri Işığında Ebeveyn-Ergen Çatışması

“Bugünün gençleri lüksten hoşlanıyor. Kötü davranışlar benimsiyor, olumsuz tutumlar kazanıyor. Beden eğitimi ve sporla ilgileneceklerine boş sözlerle zaman geçiriyorlar. Öğretmenleri önünde bacak bacak üstüne atıp bildiklerini okuyorlar. Misafirin önünde gelişigüzel konuşuyorlar. Yaşlılara saygı göstermiyorlar. Onlar odaya gelince yerlerinden kalkmıyorlar. Sofrada güzel yemekleri kapışıyorlar, çok yiyip içiyorlar.”
Sadece bu çağa özgüymüş gibi görünen bu söylemler aslında MÖ 450 yıllarında yaşamış olan Sokrates’e ait. Devirler değişse de cümleler değişmiyor. Eski kuşak, yeni kuşağı benzer sebeplerle eleştiriyor. Bu evrensel ve ortak çatışmanın arka planında iki tarafın yaşadığı adaptasyon sorunun olduğunu düşünüyorum; çocukluktan ergenliğe geçen evlatla, gençlikten yetişkinliğe geçen ebeveynin hem kendi hem de birbirlerinin değişim süreciyle ilgili yaşadığı uyumsuzluk sorunu. Yani yıllardır süren “ergenlik döneminde gencin yaşadığı olağanüstü değişim”i çatışmanın tek sebebi olarak gö…

ÇOCUK MERKEZLİ OYUN TERAPİSİ VE FİLİAL TERAPİ

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi

Çocuk merkezli oyun terapisi çocuğun görüldüğü ve her yönüyle kabul edildiği güvenli bir ortamda, içindeki iyileştirici güçle gelişme sağlayacağına inanan bir oyun terapisi türüdür. 
Çocuk merkezli oyun terapisinde çocuğun istediği oyuncağı seçmesine, istediği oyunu kurmasına fırsat verilir. Hiçbir yönlendirme yapılmaz. Terapistin görevi çeşitli tekniklerle çocuğun içinde yaşadığı duyguları açmasına, en derinlerinde varolan sıkıntılarını ve çatışmalarını oyunla çözebilmesine yardımcı olmaktır. Çocuk oyunla katarsis sağlar, yani rahatlar. Çünkü oyun çocuğun özel alanıdır. Orda oluyormuş gibi yaptığı her şey çocuk için gerçektir. Oyun terapistleri çocuğun gerçeklik alanına girmeye çalışır. Çocuğa ve çocuğun duygularına odaklanır. 
Çocuk merkezli oyun terapistleri çocuğun oynadığı oyunun içeriğine birkaç durum dışında müdahale etmez. Çocuğun oyundaki sorununu çocuk adına çözmez. Çocuğun sorununu çözeceğine inanır. Çocuğun problem çözme becerisi ve özgüvenini bu …

Ilişki Örüntüleri

Merhabalar. Gecenlerde rastladigim ve cok begendim bir kisa filmi paylasmak istedim bugun. Bu kisa filmde sağlıklı/sağlıksız bircok iliski turunu bulabilirsiniz. Sevgi diye tanimlanan ancak  ozunde bir otekini görmeden sadece bireysel ihtiyaclar yuzunden  yapilan davranislar var. Gecmisten getirdikleri yuzunden bir turlu gercek bir iliski kurulamayan partnerler ve yalitilmis hayatlar var. Ucarak baslayip, cakilarak sonlanan gercekten kopuk iliskiler var. Narsisist, borderline, sizoid ve nevrotik dedigimiz kisilik yapilari ve hapsolduklari donguleri var. Birbirini anlamaya calisan ve farkli fikirlerden beslenen esit ve saglikli iliski de var.
Anneler, babalar, cocuklar, çiftler... Herkesin kendinden bir seyler bulabilecegine inaniyorum. Iyi seyirler 🎈