avrupa yakasi pedagog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
avrupa yakasi pedagog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2017 Cumartesi

ÇOCUK MERKEZLİ OYUN TERAPİSİ VE FİLİAL TERAPİ

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi

Çocuk merkezli oyun terapisi çocuğun görüldüğü ve her yönüyle kabul edildiği güvenli bir ortamda, içindeki iyileştirici güçle gelişme sağlayacağına inanan bir oyun terapisi türüdür. 
Çocuk merkezli oyun terapisinde çocuğun istediği oyuncağı seçmesine, istediği oyunu kurmasına fırsat verilir. Hiçbir yönlendirme yapılmaz. Terapistin görevi çeşitli tekniklerle çocuğun içinde yaşadığı duyguları açmasına, en derinlerinde varolan sıkıntılarını ve çatışmalarını oyunla çözebilmesine yardımcı olmaktır. Çocuk oyunla katarsis sağlar, yani rahatlar. Çünkü oyun çocuğun özel alanıdır. Orda oluyormuş gibi yaptığı her şey çocuk için gerçektir. Oyun terapistleri çocuğun gerçeklik alanına girmeye çalışır. Çocuğa ve çocuğun duygularına odaklanır. 
Çocuk merkezli oyun terapistleri çocuğun oynadığı oyunun içeriğine birkaç durum dışında müdahale etmez. Çocuğun oyundaki sorununu çocuk adına çözmez. Çocuğun sorununu çözeceğine inanır. Çocuğun problem çözme becerisi ve özgüvenini bu sayede gelişir. Çocuk oyunda pek çok seçim yapar. Bu sayede özerkliği de deneyimlemiş olur.

Çocuk Merkezli Oyun Terapisinde Süre - Süreç

Çocuk merkezli oyun terapisinde bir seans 50 dakika sürmektedir. Terapinin genel olarak ne kadar süreceği ise çocuğun özelliklerine, gösterdiği semptoma ve beklentilere göre değişmektedir. Bu sebeple net bir süre verilemez. 
Çocuk oyun odasına girdikten sonra yaklaşık 3-4 seans bir keşif sürecine girer. Oyun terapistiyle bağ kurdukça problemli tarafları ortaya koyar. Oyun terapistinin güvenilirliği test edip gerçekten kabul edildiğini hissettikçe iyileşme gerçekleşir.
Diğer oyun terapilerinde olduğu gibi çocuk merkezli oyun terapisinde de ebeveynin sorumlulukları vardır. Anne ve babalar sürecin aktif katılımcısıdır. Oyun terapistiyle iş birliği içinde olmaları süreci hızlandırır. 

Kimler Çocuk Merkezli Oyun Terapisinden Faydalanır?

1.Tepkisel ve dürtüsel çocuklar,
2.Ayrılmayla ilgili kaygıları olan çocuklar,
3.Korkuları ve fobileri olan çocuklar,
4.Travma yaşamış çocuklar,
5.Çocukluk çağı depresyonu yaşayan çocuklar,
6.Dikkat eksikliği ve/veya hiperaktivitesi olan çocuklar,
7.Öfke kontrolüyle ilgili sorun yaşayan çocuklar,
8.Özgüven eksikliği olan çocuklar,
9.Seçici konuşmazlık yaşayan çocuklar,
10.Dışa atım bozukluğu yaşayan çocuklar (alt ıslatma, dışkı kaçırma, tutma)
11.Duygu düzenlemeyle ilgili problem yaşayan çocuklar, çocuk merkezli oyun terapisinden faydalanabilir.

Çocuk Merkezli Oyun Terapisinde Yaş Aralığı Nasıl Olmalıdır?

Çocuk merkezli oyun terapisi 2-8 yaş aralığında oldukça etkilidir ancak bu yaş aralığı 12 yaşına kadar esnetilebilir. Bu esneme ek olarak başka tekniklerinde dahil edildiği bir terapötik sürece dönüşebilir.

Filial Terapi

Filial terapi ebeveynlere çocuk merkezli oyun terapisinin öğretildiği yapılandırılmış bir terapi modeli olarak tanımlanabilir. Bu yapılandırılmış program 8-10 seans arasında değişmektedir. Filial terapiyi öğrenmek için illa davranış problemleri olan bir çocuğa sahip olmanız gerekmez. Filial terapi sorunsuz çocuklarla da yapılır ve çocukta birçok olumlu davranışın gelişmesini sağlar.
Anne ve babalar bu süreçte çocuklarıyla özel bir oyun saati oluştururlar. Oluşturulan bu özel oyun saatleri oyun terapistinin de desteğiyle yürütülür. Ebeveynler çocuklarının gelişim dönemi özelliklerini öğrenir. Duygu etiketleme çalışmaları yapar. tercih sunma ve kural koyma konularında çalışmalar yapar ve tecrübe kazanır. evde uyguladıkları seanslar için oyun terapistinden birnevi süpervizyon desteği alır. ebeveynler yetkin hale geldiklerinde seanslar bitirilir. 

Filial Terapinin Aile ve Çocuk İçin Faydaları Nelerdir?

Çocuk İçin Faydaları; 

1.Çocukların kendilerini tamamen merkezde hissettiği bir yarım saatleri olur. Bu sürede kendileri için gündem olan her şeyi oyuncaklarla ve kurdukları oyunlarla tam da kendi istedikleri şekilde ortaya koyma imkanı bulurlar. Böylelikle bir rahatlama hissederler.
2.Çocuklar oyun boyunca yaptığı her şey görüldüğü için kendileri değerli hissederler ve özsaygıları gelişir.
3.Çocukların duyguları sözel olarak etiketlendiği için çocuklar kendi duygularını tanımlamayı öğrenirler. Bu sayede kendilerini eylemden ziyade sözle ifade etme becerisi kazanırlar.
4.Çocukların agresyonunu yönetebilen ve sakin kalan ebeveyn sayesinde çocuklar duygularını düzenleyebilme becerisi kazanır.
5.Çocuk kendi duygusunu tanımladıkça bir ötekinin duygusunu da görebilmeyi öğrenir ve böylece empati yapma yeteneği gelişir.
6.Çocuk ihtiyaçlarını doğru şekillerde ifade etmeyi öğrenir.
7.Çocuklarda mevcut bulunan davranış problemleri oyun saatleri sayesinde azalır.
8.Çocukların günlük hayatlarında karşılaştığı sorunlara yönelik problem çözme ve adaptasyon becerisi gelişir.
9.Sunulan tercihler ve konulan sınırlar sayesinde çocuğun güvenli dünya algısını desteklenir. Kendinin ve dünyasının sınırları netlestikçe güvenlik artar.
10.Çocuğun özerklik ve girişimcilik özellikleri gelişir. 

Ebeveynler İçin Faydaları;

1.Çocuklarının gelişim dönemi özelliklerini iyi öğrenerek onların ihtiyaçlarını, duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını daha iyi anlayabilmelerini sağlar.
2.Çocuklarıyla iletişimleri kuvvetlenir. İletişim güçlendikçe ilişkileri de sağlamlaşır. Daha derin ve doyurucu bir ilişkiye döner.
3.Çocuklarıyla kurdukları yeni ilişki biçimi kendi kaygılarını azaltır ve rahatlamalarını sağlar. Çaresiz hissettikleri durumlar azalır.

Aslında sadece çocukla ilgili bir aktivite gibi görünse de filial terapi aile içindeki tüm ilişkileri değiştirmeyi sağlayan bir metoddur. Ebeveynler çocukları için oluşturdukları empatik dili eşler arasındaki ilişkiye de taşır. Daha yakın ve derinden bir ilişki kurmalarına yardımcı olur.

Filial Terapi Kimler İçin Uygundur?

Bu soruya çocuğu, ebeveynleri ve aile arasındaki ilişkileri bilmeden cevap vermek güç. Ancak; 
1) Yaşı çok küçük olan çocukların aileleriyle,
2) Mekansal olarak uzak olan, çocukla çalışmamın mümkün olmadığı durumlarda, online olarak çalışılacak ailelerle,
3) Sınırlı bir sürenin söz konusu olduğu durumlarda, filial terapinin uygun olduğunu söyleyebiliriz.

Problemli alanlar bazında bakıldığındaysa, çocuk merkezli oyun terapisinin uygulandığı her durum için filial terapi eğitimi verilebileceği gibi, hiçbir sorunu olmayan çocukların aileleri için de önerilebilir.

Uzman Klinik Psikolog / Pedagog Ebru YURDALAN

26 Eylül 2017 Salı

TIRNAK YE(ME)

Semptomlara ne kadar şükretsek az. Onlar olmasa ne olurdu halimiz bilmiyorum. Misal kaygıyla boğuşan çocuğunuz tırnak yemeseydi nerden bilebilirdiniz babasının öfkesinden bu denli etkilendiğini ve artık kendini rahatlatamadığını? 
Evet konumuz tırnak yeme. Başlangıç yaşı değişse de çoğunlukla 3-4 yaşlarında başlayan, ergenlikte de devam eden davranışsal bir sorun tırnak yeme. Aileler semptom odaklı olarak bu davranışın ortadan kalkması için uzmanlara başvursa da bizim esas meselemiz bu değil, olamaz. Tırnak yemeyi ve diğer tüm semptomları bataklıkta uçuşan sivrisinekler olarak düşünürsek bir sivrisineği öldürmek başka bir sivrisinekle boğuşmanızdan başka bir işe yaramayacaktır bu çaba. Bizi kurtaracak tek şey var: Bataklığı kurutmak ! Bunun için öncelikle bu sorunun kaynağını bulmamız gerekiyor. 


Nedenleri
  • Sevgisiz bir aile ortamı
  • Baskıcı ve otoriter tutumlar
  • Kaygılı ebeveynler
  • Aşırı koruyucu anne-baba tutumları
  • Çocuğun sık sık eleştirilmesi, aşağılanması, değersizleştirilmesi
  • Okul başarısızlığı
  • Arkadaş ilişkilerindeki problemler
  • Aile içi şiddet
  • Anne-baba arasındaki problemler
  • Çevrede tırnak yiyen bir yakının olması
ve daha pek çok sorun tırnak yemenin nedenleri arasında sayılabilir. 

Nasıl Çözülür?

  • Çözüm için öncelikle sebebin doğru bir şekilde tespit edilmesi gerekmektedir. Bunun için çocuğunuzu dikkatlice gözlemlemeniz yerinde olacaktır. Özellikle hangi zamanlarda tırnak yiyor sorusunun cevabını takip etmeniz size sıkıntıyı bulma konusunda yardımcı olur. 
  • Anne ve babalar çocuğa karşı tutumlarını ve kendi aralarındaki ilişkiyi gözden geçirmeli çocuktan bağımsız olarak çözmelidir.
  • Çocuk okula gidiyorsa, okul ortamında onu tedirgin eden bir durumun olup olmadığı ve arkadaşları ve öğretmenleriyle ilişkileri sorgulanmalı.
  • Tırnaklarını yememesi konusunda sıkça yapılan uyarıların işe yaramadığı, sadece ebeveynin kaygısıyla ilgili olduğunu söyleyebiliriz. Bu sebeple bu davranışa odaklanmadan görmezden gelmek yerinde bir tepki olacaktır. Bu semptomu sadece çocuğun içindeki kaygının dışavurumu olarak değerlendirilip kaygılandıran konuyla mücadele etmek en önemli çözüm basamağıdır.
Tırnak yemek çocuğun sosyal ortamlarda sorunlar yaşayıp işlevselliğini etkilemesine sebep olacağı gibi çene yapısına ve tırnak/tırnak etlerine vereceği zararla ilerde dönüşü olmayan fiziksel bozukluklara da yol açabilecek bir davranış problemidir. Bu sebeple ihmal etmeden, sabırla ve sevgiyle çözmeye çalışmanız çok önemlidir.

Uzm. Psk. Ebru YURDALAN


Şarkılarla Kavramlar -1-

Yeni bir seriye başlıyorum burdan. Adına "şarkılarla kavramlar" demek istedim. Çünkü bazı müzikler bende sadece romantikçe bir ...