9 Mayıs 2017 Salı

YAZ

Ne kadar süredir baktığımı bilmediğim tavandan dünyaya dönmem kapı ziliyle oldu. Gelen üst kattaki komşumdu ve arabamı çekmem yönünde benim gündemimle hiç alakası olmayan bir istekte bulundu. Bu sayede düşüncelerimi bir kenara bırakıp arabada buldum kendimi. Eve gelirken aslında bambaşka planlar yaptığımı, özellikle yazmak istediğim konuları hatırladım. Az yemeye karar verdiğim bazı günler daha çok yemem, dinlenmeye karar verdiğim bazı günler envai çeşit iş çıkarmam gibi yazmaya  ayırdığım bugünü de yazmadan geçirdiğimi farkettim. Bu ne yaman çelişki diye düşüncelere dalıyorken kalk dedim kendime, kalk düşündüğünü yaz. Madem ki bugün yazmama konusunda direndin ve madem ki dirençlerin üstüne gitmenin gerekliliği iyi biliyorsun. Ne düşünüyorsan yaz.

Belki okuduğunda çok tanıdık gelen, farklı farklı konularda sıkça ya da seyrek yaşadığın bir durumdan bahsediyorum sayın okuyan. Kimine göre dilemma, kimine göre ambivalans, kimine göreyse otokastrasyon. Baktığın noktaya göre değişen, olayın aynı olduğu ve sonucun bir türlü gerçekleşemediği bir lanet bu. Aslında çözüm basitken ve durup dinlemen gerekirken hayatını zehreden bir eylemsizlik hali. Dinle, çatışan iç seslerine iyice bir kulak ver. O iç ses ki arkasında uzun yıllar ve ilk ilişkilerin var. Henüz kimliğinin oluşmadığı zamanlardan kalan, içselleştirdiğin anne ve babanın sesi aslında konuşan. Mesela otoriter bir şekilde diyor ki bugün yazı yazman gerek. Serde asilik var o yazı yazılır mı? Yaz-ma ! Görünürde öyle de ister ki yazmayı ama içindeki çekişme fırsat vermez. Bir diğer söyleme şekliyse yazarsan üretmiş olacaksın, tam bağımsız bir eylem biçimi, nam-ı diğer kendilik aktivasyonu. Kolay mı kendin olmak? Hem ne gerek var? Yaz-ma! Yemek ye, ne bileyim arkadaşlarınla buluş, bir eylem olsun ama ilerlemeni engelleyen sahteliklerle dolu bir eylem. Bir diğer ses der ki yazarsan görüneceksin. Sakladığın güvenli bölgen savunmasız kalacak. Yaz-ma! Bir de güzel olmayacak, istediğin gibi olmadı sesi var. Çünkü her şey kusursuz olmak zorunda. Yaz-ma !

Ve belki benim değinmediğim bin tane ses çıkacak içinden. Bunu sadece sen bileceksin, sen anlayacaksın, sen çözeceksin. Konuştukça, paylaştıkça, üstüne gittikçe....

Yaz, her sese rağmen yaz !

Hiç yorum yok: